“وَمَا لَكُمْ لَا تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِۚ وَالرَّسُولُ يَدْعُوكُمْ لِتُؤْمِنُوا بِرَبِّكُمْ وَقَدْ اَخَذَ مٖيثَاقَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنٖينَ”
“Peygamber rabbinize iman etmeniz için çağrıda bulunup dururken, O da sizden kesin söz almışken -bir şeye inanmaktaysanız- ne diye O’na iman etmezsiniz?”
[ Hadîd Suresi/ 8. Ayet ]Kur’an’ı orijinal dilinde okumanın ibadet sevabı vardır. Ancak Kur’an’ın asıl gayesi mesajı anlamaktır; bu yüzden güvenilir meal-tefsir okumak, Arapça öğrenmek veya derslere katılmak tavsiye edilir.
Kur’an lafzı ve manasıyla Allah kelamıdır; hadisler ise Peygamber’in söz, fiil ve onaylarıdır. Kur’an hükümlerin kaynağıdır; sünnet (hadis) onları açıklayıp tatbik eder.
Toplam 114 sûreden 86’sı Mekke’de, 28’i Medîne’de nâzil olmuştur.
Uyanır uyanmaz 1–3 ayetlik kısa bir sûre (Örneğin Kevser, İhlas) okuyup, üzerinde 1–2 dakika tefekkür ederek güne huzurlu başlayabilirsiniz.
Ölüm ile diriliş arasındaki sınır (barzakh) kavramı, “(O kişi) der ki: ‘Belki geride bıraktığım için hayırlı işler yaparım.’ Hayır! Ama odur bir söz söyler; sonra onlardan (öldükten sonra) arada bir barzakh vardır, kıyamet günü diriltilecekleri güne dek.” (Mü’minûn 23:100)